Sizce Doğada Yaşam Mümkün Müdür? Ya da İnsan Doğanın Bir Parçası Mıdır? Bu soruya şehirde yaşayan kişilerin büyük bölümü tabi ki hayır diyecektir. Ama durum öyle değil. İlk insandan Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna kadar neredeyse tüm dünya konar geçer hayat sürerken, doğayla iç içe bir yaşam sürmekte ve onun bir parçası olarak hayatını devam ettirmekteydi. Yani Doğa İnsan, İnsan’da Doğa demekti. Fakat sonra ne olduysa insan doğadan koptu.

doğada hayatta kalmak ile ilgili yazılarımıza bakabilirsiniz.

İnsan ve Doğa ayrılmaz bir bütündür. Doğada yaşam insan için kaçınılmaz bir durumdur. Geçmişte insan neredeyse tüm günlük ihtiyacını doğadan sağlarken şimdilerde ise doğayı katletmekle meşgul. Ayrıca pek çok insan ise doğayı korkulacak bir yer olarak görüyor. Diğer taraftan ise kayda değer bir kesim doğada yaşam için büyük çaba harcıyor. Her fırsatta doğaya çıkıyor, kampa gidiyor, yürüyüş yapıyor. Hatta doğada kalıcı olarak yaşayanlar bile var. Son dönemde de televizyonlarda bu konuda programlar var.

İnsan ve Doğa Birdir

doğa evi

Dedik ya, insan ve doğa ayrılmaz bir bütündür. Birini birinden koparırsanız diğeri yaşayamaz. Çünkü ikisi birbirini tamamlar. Bugün köylerde yaşayan kesimler hayvanları doğada otlatmıyorlar mı? Yakacak ihtiyaçlarını doğada kurumuş, yıkılmış ağaçlardan elde etmiyorlar mı? Afrika’nın veya dünyanın çeşitli bölgelerinde yer alan ilkel kabileler aklınıza gelebilecek tüm ihtiyaçlarını doğadan karşılamıyor mu? Doğada yaşam insanoğlu için bulunmaz bir nimettir.

Doğada hayatta kalmanın temel kuralları ile ilgili yazımızı okuyabilirsiniz.

Peki doğada yaşamak bu kadar zor mu? Tabi ki de hayır. Sadece ondan ayrıldığımız da onu unuttuk. Doğada yaşam şartlarını tekrar hatırlamamız, hafızamızı tazelememiz gerekiyor. İşte o vakit tekrar doğayla birleşebiliriz.

Doğada Yaşam

Bundan binlerce yıl önce belki ilk insanlar belki ilk insanlar ve sonrasındakiler. Binlerce belki de yüz binlerce yıl doğada yaşamışlardır. Bunu sadece düşünerek söylemiyoruz. Bunu arkeolojik çalışmalarda kanıtlıyor. İnsanoğlu avcıdır. Konar göçerdir. Belki de milyonlarca yıl doğada yaşamışlardır.

İnsanoğlu ne zaman yerleşik hayata geçti? En fazla on bin yıl önce. Yani milyonlarca yıl doğayla iç içe yaşayan insan, sadece son on bin yıldır belki de daha az bir süredir yerleşik hayata geçti. Bu sürede de büyük bir bölüm son 200 yıla kadar yine doğada yaşamaktaydı.

afrika ilkel kabileler

Sizce parayı bilmeyen, elektriği olmayan, interneti olmayan, evinde suyu olmayan insan, millet veya kabile var mıdır? Tabi ki vardır. Geçtiğimiz yıllarda bu durum kanıtlanmıştır. Özellikle Afrika’nın büyük bir bölümünde dış dünya ile irtibatı olmayan onlarca kabile vardır. Peki bunlar nasıl yaşıyorlar? Doğal gazları yok, internetleri yok, alışveriş merkezleri yok. Bunlar hayatlarını nasıl sürdürüyorlar? Tabi ki de doğadan faydalanıyorlar. Doğada yaşamak insanı güçlendirir. Ona güven verir. Ona şükretmeyi öğretir.

Günümüzde Doğada Yaşam

Bugün ilkel kabileler dışında doğada yaşayanlar da bulunmaktadır. Şehir hayatından sıkılıp, tamamıyla ilkel olarak doğaya yerleşip bütün ihtiyaçlarını oradan gideren kişiler, aileler bulunmaktadır. Özellikle Amerika kıtasında böyle insanlar küçümsenmeyecek kadar çoktur.

İnto The Wild filmini izleyenleriniz vardır. Orada Christopher McCandless‘ın Alaska’ya ulaşmak için yaşadıklarını anlatıyor. Sadece pirinç ile hayatta kalmasını ve yediği bir ot ile zehirlenmesini. Onun tek bir hedefi vardı. Kendi hayalini gerçekleştirmek ve hedefe ulaşmak.

Christopher Mccandless son fotoğrafı
Christopher Mccandless son fotoğrafı

into the wild filmi konusu

Eğer hayal ederseniz ve birgün doğaya dönmek isterseniz o sizi mutlaka kabul edecektir. İnsan doğa için vazgeçilmezdir. Doğa da insan için. Biz sadece bunu unuttuk ve bunu hatırlamaya ihtiyacımız var. Tekrar bunu hatırlayabilirsek eğer o vakit herşey farklı olacaktır.

4 YORUMLAR

  1. Bir Rizeli olarak yazılarınızı çok beğeniyorum , doğayla iç içe olmayı seviyorum ve blogunuz bana yardımcı oluyor.

  2. Doğadan hiç ayrılmamış insan şehir hayatına ani bir geçiş yaptığında hastalanır ve ölür bunun sebebi de şudur. Modern insan hastalıklarına yenik düşer vücudu. Aynı durum sentinel kabilesinde olmuştur zamanında bu kabileden 1-2 yerliyi götürmüşler 1 ay içinde ölmüştür sebebi de şehirdeki hastalıklara metabolizması uyum sağlayamamıştır. Buna örnek verecek olursanız şehirde binaların arasında 10 saat uyusanız üstünüzdeki yorgunluğu atamazsınız ancak doğada 3 saat uyusanız 10 saat uyumuş kadar zinde kalkarsınız işte doğa bu kadar kıymetli ayrıca. Karadeniz yaylalarında yaşayan insanların ömürleri niye uzun doğa ile iç içeler temiz hava şehir kirliliği yok ama bu durum şehirlerde kısa yaş ömrüne neden oluyor.

  3. Şehirleşme ile birlikte insanlar doğadan ayrılarak betonlar arasinda yaşamaya mahkum edilmektedir. Bence günümüzdeki bir çok sorunun temelinde de doğadan kopuş olduğunu düşünüyorum. İnsan ve doğa ayrılamaz bir bütünün iki yarısıdır. Birbirinden ayırmaya çalışırsanız bir zaman sonra ikside yok olmaya mahkum olurlar. Güzel bir yazı oluş elinize sağlık

  4. Bende ilk olarak Karadeniz turuna çıkarak başlayacağım doğa turuna. Bir doğa aşığı olarak geç bile kaldığımı düşünüyorum

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Lütfen isminizi giriniz