2 Şubat 1959 tarihinde Ural Dağı‘nda yaşanan faciayla ilgili gizemi meraklı insanlar ve dağcılar bilmektedirler. Dyatlov Geçidi Vakası olarak anılan bu olayın gizemi hala gizliliğini korumaktadır. Bu yazımızda sizlere dağcılık facialarını anlatmaya devam edeceğiz.

Tarihler 27 Ocak 1959 gününü gösteriyordu. 9 genç kayakçı Ural Dağı eteklerinde tırmanış için hazırlanmış bekliyorlardı. Normalde 10 kişi olan bu grup bir kişinin rahatsızlanması sonucu yola 2 kadın 7 erkek olarak 28 Ocak günü çıktılar. Her şey yolunda gidiyordu. Plana göre 12 Şubat günü merkezdeki arkadaşlarına haber vermeleri gerekiyordu. Fakat haber vermediler. Merkez gecikme olabileceğini bildiği için beklemeye karar verdi. Ama takip eden günlerde haber gelmeyince tırmanışçıların ailelerinin ısrarı üzerine bir arama kurtarma ekibi kuruldu ve yola çıktı. 26 Şubat 1959 günü arama kurtarma ekibi kamp yerine ulaştı. Kimse yoktu ama her taraf tahrip edilmiş biçimdeydi. Ayak izleri vardı ve ormana gidiyordu. Takip ettiler ve bir süre sonra iki dağcıyı buldular. Cesetler Yuri Krivonişenko ve Yuri Doroşenko‘nun isimli iki dağcıya aitti. Bir süre sonra üç dağcının cesedine daha ulaşılır. Bunlar da Igor Dyatlov, Zina Kolmogorova ve Rüstem Slobodin isimli diğer dağcılardır. Bu cesetlerin kampa geri dönmeye çalışırken bulundukları raporlarda geçmektedir.

Ekibin diğer üyelerini bulmaları tam 2 aydan fazla zamanlarını alır. İlk bulunan dağcıların hipotermi nedeniyle öldükleri saptanmıştır. Sonradan bulunan diğer dört cesette ise şiddetli travma belirtileri bulunmaktadır. İçlerinden birinin kafatası kırılmıştır. Lakin bir diğer enteresan durum ise bu kişilerde herhangi bir yara izi bulunmamasıdır. Tüm bunların dışında ise bu cesetlerde yüksek derecede radyasyon izine rastlanmıştır.

Son bulunan cesetler giyinik vaziyetteyken diğer cesetler sadece iç çamaşırları ile -30 derecelik bir havada bulunmuşlardır. Olay hala gizemini korumaktadır. Olay hakkında birçok komplo teorisi vardır.

Dyatlov Geçidi Vakası Komplo Teorileri

Olay hakkında günümüze kadar birçok teori ortaya atılmıştır. Bunlardan ilki olay gecesi etrafta görülen tanımlanamayan turuncu kürelerdir. Aynı küreleri dağın diğer yamacında kamp yapan başka bir grupta görmüştür. Olayın aslı ise bu turuncu küreler Sovyetler tarafından yapılan bir roket testi olmasıdır.

Bir diğer teori ise grubun kamp yeri yakınlarında bulunan Sovyetlerin araştırma üssündeki askerler tarafından öldürüldüğü yönündedir. Fakat bu iddaa da çevrede dağcılardan başka kimsenin ayak izinin olmaması nedeniyle çürümüştür.

Başka bir iddaa ise olayın uzaylılar tarafından yapıldığı yönündedir. Fakat bu konuda herhangi bir bilgi yoktur.

Yetkililer birçok kanıtı kamuoyu ile paylaşmamıştır. Dyatlov’un kendi günlüğünde olayın nedeninin yazdığı söylense de yetkililer herhangi bir açıklama yapmamıştır.

Dağcılarda toplamda 3 adet kamera olduğu bilinmektedir. Fakat sadece Igor Dyatlov isimli dağcının kamerası bulunabilmiştir. Diğer kameraların akibeti belli değildir.

5 YORUMLAR

  1. Tamamını okudum radyasyon var olayın içinde bu sebeble ya bir deney yada dendiği gibi uzaylı tarzı birşey olabilir ancak görmediğim birşeye inanmam bu yüzden deneylere kurban gitmiş olabilirler. soyunuk olanların giysilerini diğer hayatta kalan arkadaşları almış olabilir öldükten sonra. Yada bir başka yerde bir kaç kişi tarafından basıldılar kaçmaya çalışırken öldüler.

    • Şöyle de bir durum var. Sovyetlerin 2 farklı operasyon üssü ve araştırma bölgelerinin tam ortalarında imiş kamp yerleri. Bu da işi garipleştiriyor..

  2. Kholat isminde oyunu da var bunun. Cidden tüyler ürpertici bir nitelikte. Tamamını okudum ve ayrıntılı güzel bir anlatım olmuş. Oyununu da oynadığım için çok ilgi çekici oldu. Arkasında bir sır yatıyor gibi geliyor ancak belli de değil. Merak uyandırıcı…

  3. Yaptıkları iş gerçekten cesaret gerektiren bir iş bu dağcıların gerçekten başlarına gelen olaysa tamamen talihsizlik teorilerden roket testi daha mantıklı geliyor bana büyük ihtimal roketlerin gazabına uğradılar.

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Lütfen isminizi giriniz