Yaklaşık 1 yıllık bir aranın ardından gitme fırsatı yakaladığımız kampımız güzel geçti diyebiliriz. Geçtiğimiz yıl yine bu aylarda gitmiştik kampa. Sonrasında iş hayatı için şehir değiştirerek farklı bir ortama ayak uydurmaya başlamıştık. Bu noktadan sonra ha bugün gidelim ha yarın gidelim derken, aradaki zaman dilimi neredeyse bir yıla uzandı. Nitekim kamp yapmak çalışan biri için hele ki büyükşehir de çalışan biri için zor olsa da bir anda gelen ilham ile gidiyoruz dedik ve düştük yollara..

Her ikimizde İstanbul’da çalışıyoruz ve farklı yerlerde, farklı şartlarda çalışıyoruz. Benim hafta sonum tatil iken Ramazan, vardiya usulü 2 çalış 1 yat gibi çalışıyor. Yani tatillerimizin bir araya gelmesi biraz zor oluyor. Ancak Cuma günü için izin alarak 09 Şubat 2018 ile 11 Şubat 2018 tarihleri arasında planımızı yaptık ve Yalova Termal ilçesinde hem çeşitli kamp yerlerinin bulunduğunu hem de Sudüşen Şelalesi olduğunu öğrendik.

Neden Yalova?

Nereye gidelim diye düşünürken aracımızın da olmaması ihtimalleri kısıtlıyordu maalesef. Bu arada daha önce giden bir tanıdığımdan Yalova’ya rahatlıkla gidebileceğimi öğrendim. Bu yolculuk boyunca 3 vasıta değiştirdik. Detaylarına Sudüşen Şelalesine Nasıl Giderim? başlığında değineceğim.

Yani asıl sebebi İstanbul yakın olması ve totalde (Biz Mecidiyeköy’den çıktık.) kamp noktasına varmanız iki buçuk saati buluyor. Ancak şunu eklemek istiyorum aracınız yoksa sorun yaşarsınız. Çünkü 8 kilometrelik yol inişli çıkışlı ve zorlu. Sırtınızda çanta ile daha da zorlu bir rota oluyor.

Neler Yaşadık?

İşin aslı çok ekstrem şeyler olmadı. Ancak kısaca neler yaşadık ona bir bakalım. Cuma günü saat 11’de Mecidiyeköy’den yola çıktık. Metro ile Yenikapı’ya vardık. Buradan da İDO’ya geçtik. Ancak burada en yakın Yalova seferi 13:45’de idi ve onu beklemek durumunda kaldık. Yolculuk ise 1 saat 15 dakika yani 75 dakika sürüyordu. Yalova’ya ulaştıktan sonra birkaç alışveriş yaptık. Şunu da ekleyeyim. İDO’dan indikten sonra hemen karşınıza küçük otogar tarzında bir yer çıkıyor. İlçelere her 15 dakikada 30 dakikada bir araç kalkıyor.

09 Şubat 2018

Saat 13.45’de İOD’ya binerek yola çıktık. Yalova’ya indikten sonra alışverişimizi yaptık ve saat 5’e gelirken Termal dolmuşuna bindik ve son durak diyebileceğimiz Üveyizpınar mevkinde inmemiz gerekti. Ücret olarak tam 4 TL. Yolculuk 30 dakika kadar sürüyor. Asıl sorun bu noktadan başlıyor. Bu noktaya gelene kadar yaklaşık 4 kişiyle sohbet şansımız oldu. Şuraya nasıl gideriz dediğimizde yürüyerek mi gideceksiniz deyip durdular. Hepsi de gidemezsiniz yürüyerek oraya dedi. Evet haklılardı. Sırtımızda çantalar, yollar asfalt ancak çok inişli çıkışlı. Zaten asıl yorucu kısımda bu. 2 kilometre kadar yürüdükten sonra ki buraya kadar hep yokuş çıkıyorsunuz sonrasında bir miktar da olsa yokuş inme fırsatı yakalıyorsunuz.

Yola çıktığımızda saat 6’yı görmüştü sanırım. Yaklaşık 2 kilometre boyunca yokuş çıkmak bizi epey yorsa da sonrasında yokuş aşağı inmek bizi mutlu etti. Giderken yol kenarında satış yapan dayılar bizi görünce “Geliyor ucuza mal edenler” diye aralarında konuşuyorlardı. 🙂

Havanın kararmasına yaklaşık 30 – 40 dakika kala kamp noktasına ulaştık. Yolun altına yürümek zorunda kaldık uzunca bir süre. Dere kenarına kampımızı kurduk. Bu arada çadırı karanlıkta kurduk. Yerlerin nemli olması da bizi zorladı. Keza ateş yakmak zorlu bir hal almış oldu.

Çok fazla detay girmek istemiyorum. Bölgede su kaynağı yoktu. Elbette yol kenarlarında su kaynakları var. Ancak bizim yola çıkıp geri gelmemiz neredeyse iki saat. Bu nedenle önce akarsudan faydalandık. Suyu kaynatarak kullandık.

10 Şubat 2018

Saat 10 gibi kalktıktan sonra ateşimizi yakarak kahvaltımızı yaptık. Sonrasında etrafı keşfedebilmek adına gezintiye çıktık. Bu arada dağdan gelen bir kaynak suyu da bulduk. Bu suyu önce bir bez yardımı ile arındırdık. Tabi sonrasında kaynattık. Videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Maalesef Cumartesi günü yağmur planları bozdu. Akşam üzeri yağmur başladı. Tabi bu arada yemeğimizi de hazırladık. Gece gibi yağmur hızlanınca ateşi ve oturduğumuz yerin üzerine gergi yaparak kendimizi koruduk.

Üzerimize Gergi

Çadırın su geçirmemesi bizim için avantaj oldu elbette. Gece 1 – 2’ye kadar ateşin başında oturduk. Söylemesi ayıp et şiş yaptık. Yalnız efsane oldu be..

11 Şubat 2018

Cumartesi gece başlayan yağmur, ertesi gün de devam etti. Öğle saatlerinde kahvaltımızı yaptıktan sonra toplanarak yola çıkmak için hazırlandık. Bu sırada saat ise 16’yı gösteriyordu. Beklenenin aksine dönüş yolu bizim için daha kolay oldu ve dönüş yolunda zorlanmadan yola çıkmayı başardık. Ancak bu sırada sırılsıklam vaziyetteydik.

Yolda iki kere dinlendik. Birinde su doldurmak için durduk. Diğerinde ise geliş yolunda bize ucuzcu bunlar diyen emmilerin karşısında bir yer daha vardı. Bizi buyur ettiler. Reyhan Teyze bizi sobanın yanı yaklaştırdı. O sırada eşi de geldi, Yaşar Amca. Bizi kurulandık. Çayımızı içtik. Hesabı sorduğumuzda ikramımız olsun dediler ve bizi uğurladılar.

Cumartesi akşam üzeri başlayan yağmur, Pazar gece İstanbul’a kadar bizi takip etti. Eve girene kadar her yerimiz de sırılsıklamdı elbette ki.

Acep Bir Daha Ne Zaman Fırsat Buluruz?

2 kamp arasında 1 yıllık bir süreç geçti. Kim bilir bir sonraki ne zaman olur? Ancak şunu söylemeliyim. İyi kötü bir aracınızın olması gerek. Kimseyle uğraşmadan aracınıza atlayıp gidebilirsiniz.

Yalova Termal Sudüşen Şelalesi Kampından Fotoğraflar

Arkadaşlarınla Paylaş
Önceki İçerikEn Ucuz Kamp Malzemeleri Listesi

1 YORUM

  1. Ne güzel bak zaman bulmuşsunuz kampınızı yapmışsınız yağmur yağması daha güzel olmuş hatta her olaya bir çaresi olması gerek kamp severlerin. 🙂 Bu ikinci kamp paylaşımınız sanırım. Umarım fırsat bulduğunuzda tekrarlarsınız.

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu Giriniz
Lütfen isminizi giriniz